Fokur Fokur Kaynayan Kötü Kokular

27 Haziran 2021 19:11
A
a
Persopolis filmini izlediniz mi?

İranlı bir genç kız olan Marjane Satrapi'nin hayat hikayesinin konu edildiği 2007 Fransız yapımı bir çizgi animasyon filmidir. César en iyi uyarlama senaryo ve Cannes Film Festivali Jüri Ödülüne layık görülen filmin yönetmeni de bizzat Marjane Satrapi'dir.

Filmde; 1979 İran Devrimi zamanlarında bir genç kızın yaşadıkları üzerinden İran halkının değişim dramı anlatılıyor. Halkın bir hevesle koşa koşa bir felakete gidiş hikayesi ancak bu kadar içten ve gerçekçi anlatılabilirdi. Filmin her sahnesi, her repliği oldukça tanıdık. Algı ve iknanın dibe vurduğu anlarda izlerken kalbiniz sıkışır, nefesiniz daralır, adeta "Şimdi ben de aynılarını yaşıyorum eyvah" diyerek avaz avaz bağırasınız gelir.

Filmin bana göre en dramatik sahnesi; İranlı gençlerin, tenha sokak aralarında sanki biri öbürüne uyuşturucu madde verir gibi arkadan gizlice Michael Jackson, AC/DC ve Pink Floyd kasetleri satma anlarıdır. Bu bir komedi filmi değil, dramdır. Bu karelerse komiklik olsun diye değil, şapkayı önüne koyup düşünülmesi öngörülen ciddi bir sahnedir.

Türkiye'de neler oluyor?

Türkiye'de pandemi bahanesiyle kriz fırsata çevrilerek büyük bir değişime doğru koşar adım gidiliyor. "Sanatsız kalan bir milletin, hayat damarlarından biri kopmuş demektir." demişti ya Büyük Önder Atatürk! Hayat damarlarından biri kesilerek, iç kanamaya sebebiyet veriliyor fırsattan istifade. Ruhu beslenmeyen bir milletin, beyni de aç kalır. Bugüne kadar her haksızlığın karşısında en ön safhada duran sahne sanatçıları başta olmak üzre sanatın ve sanatçının genel yaşam haklarına bilinçli bir şekilde darbe yapılmakta ceza kesilmiş misali.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasalarının 64. maddesinde "Devlet, sanatı ve sanatçıyı korur." der.

Karnı tok, sırtı pek, ununu elemiş eleğini asmış sanat camiasının birçok ismi müzik aletlerini kırıyor, telini kesiyor, hatta açık artırmayla satışa çıkarıyor da buna karşılık birileri zordaki sanatçıların faturaları ödensin diye yapılan bu son eylem karşısında "sazı kalsın, ben kırk bin lira hibe ederim." diyerek kaş yapayım derken göz çıkarıyor görgüsüzce. Sanatçıyı hor görüyor, parasıyla dövüyor aklınca. Herkes şov peşinde, krizi fırsata çeviriyor.

Şov kısa süreli bir eğlencelik olup, genellikle reklam ve para içerir. Sanat ise toplumun geleceğidir. Aşırı süreklilik gerektirir. Kısa vadeli ne varsa, bereketi de günlüktür. Zeki insanlar, hayatı uçlarda yaşar, risk alır. Sanatçılar böyledir. Orta karar zihniyete sahip hiçkimse bir yazar, besteci, şair, ressam, heykeltraş, oyuncu olamaz. Olsa da yavan olur, aynen katıksız bayat ekmek gibi boğazına boğazına durur insanın.

Sanat, aydınlanmadır. Sanat geleceğin aynasıdır. Sanatçı, toplumun bir iki adım önünde yaşar. Hep gelecektedir. İşte bu yüzden sanatçı ve sanatının değeri hep öldükten nice sonra bilinir. Ancak; sanatçısını ve sanatını koruyan toplumlar zamanında aydınlanır. Sanatçısını açlığa terkeden bir toplumun kıskanıldığını düşünmek bir yana dursun, gülünç olduğundan bihaber oluşu cehaletin bir adım ötesi, ahmaklık değil midir?

Herkes empati zengini, herkes duyarlı da bu sessizlik, kabulleniş neden? Düşünüyorum da floranı çok mu fazla kaçırdık! Burnuma FOKUR FOKUR KAYNAMIŞ KÖTÜ KOKULAR geliyor. Ne dersiniz? Komşuda pişen bize de mi düşecek?

Sevgiyle
1000
icon
Bekir Demirci 29 Haziran 2021 19:08

Yüreģine ve emeğine sağlık..bize fazlasıyla düştü bile..

0 0 Cevap Yaz
Salih KOÇ 27 Haziran 2021 21:50

Merhaba Seda Hanım, "Sanatçıya sahip çıkmak da bir sanattır" Sizi çok güncel bir konuyu gündeme getirdiğimiz için ayrıca kutlarım. Sanat sanat içindirden, sanat toplum içindire gelindiği bir dönemden "Ben böyle sanatın içine tükürürüm" denilen bir döneme evrildik. Tuzu kuru, kaffası başka kurgularla dolu insanların sanata, sanatçıya bskışları elbetteki farklı olacaktır. Bunu yaşanan olaylarla da gündeme getitmişsin. Zaten yaşamı zorluklar içinde geçen sanat camiasının psndrmi iyice belini büktü. Son günlerde bazı belediyelerin sanatçılara can duyu olabilecek sahne fırsatları yaratılmaya çalışılsa da bu toplama suyla değirmen döndürmeye benziyor... Hiç yoktan iyidir de denilebilir belki de... Hani o bildiğimiz deniz yıldıxı örneğinde olduğu gibi... Seda Hanım yazılarını paylaltığın için ayrıca teşekkür ediyorum... Nice güzel snlstımlarında buljşmsk üzere diyor um. Kaleminizin mürekkebi kurımadın derlerdi eskiler. Ben klevyeniz bozukmadın diyorum... Kal sağlıcskla...

0 2 Cevap Yaz
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

Sizce Antalya Resim Festivali devam etmeli mi?

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR

Antalya News | Kültür Sanat Portalı