Didem Öztekin Hepgüzel

Gelişim

20 Haziran 2021 09:46
A
a
Küçücük yavru bir köpek… Hayata umut dolu gözleriyle bakmaya çalışan. O yumuş yumuş gözlerinin görüşü daha çok iyi değilken bile yine de her şeyi görmek isteyen. Küçücük yavru bir köpek…
Serin ama kasvetli bir güne gözünü açmıştı. Havanın kasveti onun ilk sesleri ile bir anda dağılmış kendini sessiz bir huzura bırakmıştı. Her yavru köpek gibi nereye geldiğini bilmeden şaşkınlığıyla doğanın gizemine kendini bıraktı. Yaşanacaklardan habersiz mutlu bir nefes çekti içine ve o sevimli kuyruğunu dikip mutlu bir koşturmacaya başladı.

Yağmuru andıran bir havaydı, sıcak değildi ama soğuk da değildi. Gri bulutların verdiği his sanki yağmuru çağırıyordu. Kulübesinin karşısındaki asma ağaçlarına baktı, acıktığında ona kemik veren evin tonton ihtiyarını gördü. Belki kemik verir umuduyla kulübeden çıkıp dikildi. Kucağına koşmak için bir hamle yaptı ama bir anda annesi önüne dikildi ve kendi mamasına doğru itti. Yavru köpeğinse içi kıpır kıpırdı ve o tonton ihtiyarla oynayacaktı. Doğrusu kemikler mamadan daha iyiydi ve gençliğinin hızıyla koştu. Derken…

Asmalı ev karşı kaldırımdaydı ama küçük köpek caddeden geçemiyor ve korkuyordu. Bir süre lambanın altında oturup tonton ihtiyarı izledi. Bekledi, bekledi sonra arabaları aşamayacağını anlayıp geri dönmeye karar verdi, fakat evinin yolunu unuttu. Dar izbe sokaklarda kayboldu. Acıkmış, terkedilmiş, şiddet görmüş köpeklerin arasından geçti. Hırpalandı, yoruldu, korktu ama durmadı hep evine ulaşmak istedi. Daha kötü köpeklerle de karşılaştı, kavgaya tutuştu ama küçüktü, savunmasızdı. Vahşi ortaya salınmış acımasız köpeklerce saldırıya uğradı. Bitkin, korkmuş ve kan revan içinde evinin yolunu buldu.

Neden hayat böyleydi? Çökmeli mi yoksa kalkmalı mıydı? O direnmeyi güçlü olmayı tercih etti. Acılarında boğulmak yerine kendini geliştirmeyi seçti. O pes etmek yerine hırs etmeyi tercih etti. Sonuçta her güçlükte kendine bir çözüm ve yol buldu. Derken günleri, ayları, yılları devirdi. Ve bir gün o asmalı eve tekrar gitti. Korkmadan caddeyi geçti, tonton ihtiyarı aradı gözleri ve o leziz kemikleri. Ama o nasıl değişti ise orası da değişmişti. Artık orda ne o tonton ihtiyar vardı ne de o güzel asmalar. Kaybolduğu sokaklardan geçti oradaki köpeklerle paylaştı yemeklerini, kendi gibi olanları ısıttı. Sonuçta kaçınılmaz olana doğru ilerledi ve yine o dar sokaktan geçti.

Kaderi yaşarsın engel olamazsın; ama bazen yaşadığın kader seni sen yapan en büyük elmas olur. Bunu da anlayacağın en güzel an yüzleşmedir. O dar sokakta vücut olarak büyük olsa da duygusal olarak o küçük köpek oldu. Bir yıldırım iki kez aynı yere düşmezdi ve yüzleşti. O bilinmezliğe adım attığında tam da o yüzleşmeyle karşılaşacağını düşünmemişti. Canını acıtan o köpek ordaydı ve artık kendi kadar güçlü değildi. Bir an öfkesi, acısı, intikamını düşünürken bir an özünde istese de o olamadığını anladı. Yavru köpek o kadar güçlenmişti ki kendini yaralayan o köpeğin yaralarını yaladı ve işte o an artık o bir yavru köpek değildi. Di
1000
icon
Fulya Giray 21 Haziran 2021 19:33

Yüreğime dokunan çok güzel bir hikaye ...

0 0 Cevap Yaz
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

Sizce Antalya Resim Festivali devam etmeli mi?

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR

Antalya News | Kültür Sanat Portalı