Halikarnas Balıkçısı ve Akdeniz

26 Mayıs 2021 19:39
A
a


“Halikarnas Balıkçısı” ve “Akdeniz” konusunda söylenecek o kadar çok şey var ki, bu yer darlığında hepsi nasıl dile getirilir, bilemiyorum. Ama bir yerden başlamakta yarar var. Akdeniz konusunda Halikarnas Balıkçısı’nı anmadan geçmek olmaz.
*
Öncelikle rehberlik kurslarında hocam olduğu için, Bodrum’u kendisinden dinlediğim, coşkulu sesini yaşam boyu hep iç sesim yaptığım, sonrasında Anadolu’yu kitaplarından öğrendiğim için Balıkçı ile gurur duyduğumu ifade etmem gerek. Bugün dağarcığımda olanları ona ve onun gibi hocalarıma borçluyum dersem, değerbilirlik etmiş olurum.
*
Anadolu’yu ve Anadolu uygarlıklarını en iyi özümsemiş yazarlarımızdan, kültür insanlarımızdan biridir Cevat Şakir Kabaağaçlı. Yazın hayatında herkes onu nüfus cüzdanında yazılı olan adıyla değil, “Halikarnas Balıkçısı” takma adıyla tanır, okur ve sever.
Balıkçı, ünlü bir yazardır, aynı zamanda ülkemizin yetiştirdiği ilk turist rehberlerinden biridir. Ülke tanıtımında gördüğü hizmet, her türlü takdirin üstündedir. Balıkçı, konusuna o kadar vakıftır ki, Fransa cumhurbaşkanı Pompidou bile Anadolu’yu gezmek için onun uygun zamanını beklemekte ve protokol görevlilerine ülkemizde yapacağı resmi görüşmelerini Balıkçı’nın tur programına göre düzenleme talimatı vermektedir.
*
Kısacası Balıkçı, bu toprağın insanı olarak, ömrü boyunca bu toprakları anlatmış, dillendirmiştir. Balıkçı, karış karış bildiği Ege’yi ayrı deniz olarak saymaz. Akdeniz’in bir parçası sayar. Kendisi, Akdeniz’in vazgeçilmezlerinden biri olan “Mavi Yolculuk”ların yaratıcısı ve isim babasıdır. Bodrum’u Bodrum yapan da O’dur. Hatta, daha da ileri giderek, ayağı yere basan görüş ve düşünceleri ile Anadolu’yu yayan, ünlendiren, uygarlık tarihinde onu ön plana çıkartan, hak ettiği yere getiren O’dur.
*
Halikarnas Balıkçısı, yazdıklarıyla, çizdikleriyle ve anlattıklarıyla kendinden sonrakilere örneklik etmiştir. Aslında her rehberin gönlünde onun gibi bir rehber olmak yatar. Benim de.
*
Balıkçı’nın, “Altıncı Kıta Akdeniz” adını taşıyan bir kitabı vardır. Adından da anlaşılacağı üzere, Balıkçı, Akdeniz’i “Altıncı kıta” olarak kabul eder ve yorumlar. Yorumuna “İlahi Komedya”nın yazarı Dante’den bir alıntı ile başlar: “Del bel paese la dove sisuona” (Evet’in gürlediği güzel ülke) böyle diyor Dante, ülkesi İtalya için. Ya Akdeniz? Akdenizlinin karakteri “Hayır”dan çok “Evet” demeye yatkındır. “Evet” demek, o kadar kolaydır ki! Oysa “Hayır” deyince bir sıkıntı duyulur. Altıncı kıta “Evet ! Evet!” ülkesidir.
*
Balıkçı, bilinçli ve bilgili bir Türk aydını ve rehberi olarak, Anadolu uygarlığına Akdeniz ölçeğinde ışık tutan kişidir. Balıkçı, Akdeniz’i, çevresindeki bütün uygarlıkları kucaklayan bir kucak, birleştiren, barıştıran, yapıştıran kuvvetli bir tutkal ve biribirini etkileyen, peşisıra sürükleyen bir pekiştirici unsur olarak değerlendiriyor. Kültürel ögeleri ile zaten dolu olan bardağı en dolu tarafından görmemizi sağlıyor. Kendimizi aşağılamamamızı, küçük görmememizi üzerinde yaşadığımız toprakları, toprak deyip geçmememizi, tanımamızı, kıymetini bilmemizi istiyor.
Bakın neler söylüyor Halikarnas Balıkçısı altıncı kıta saydığı Akdeniz için:
“Akdeniz kendini çevreleyen üç kıtanın her birinden daha gerçekçi bir birliğe sahiptir. Coğrafyada beş anakara (kıta) sayıyorlar. Ben size diyorum ki, Akdeniz bunların altıncısı, hatta birincisidir.”
Bununla da kalmıyor, Balıkçı ve Akdenizi “Uygarlık şafağının dünyayı aydınlattığı yer” olarak tanımlıyor.
Ve devam ediyor: “Akdeniz, oldum olası insanlığın ışık saçtığı merkez olmuştur.”
Bu ifadelerin hepsi doğrudur. Bilimin, sanatın, felsefenin, yazının yaratıcısı ve yaşatıcısı Akdeniz olmuştur. Homeros olmasa, onun ünlü destanları “İlyada” ve “Odissea” olmasa, kimbilirdi Olympos tanrılarını, kim tanırdı Troya’yı ve Troyalıları?
Kim tanırdı Pers kralı Harpagos’u, Likyalı kahraman Beleropfontes’i, kim tanırdı uçan at Pegasus’u?
Thales olmasaydı, bilimin ve felsefenin ilk adımları İyonya’da başkent Miletos’ta atılmasaydı, bilim ve felsefe daha ne kadar beklerdi ortaya çıkmak için? İlk kent planlamacısı olan Hipodamus olmasaydı, ızgara planlı kentleri kim düşünür, kim çizerdi? Kim yaşama geçirirdi bu tasarımları?
Batı Anadolulu atomistler, maddenin özünün “atom” olduğunu söylemeseler, kim “Einstein” olup, yirminci yüzyılda atomu parçalardı, bunu büyük bir enerjiye dönüştürebilirdi?
Ünlü Efesli filozof Herakleitos’un dediği gibi, “Her şey hep akar. Hiçbir şey hiç durmaz. Aynı akarsuda ikinci kez yıkanılmaz.” İşte Akdeniz böyle bir yerdir. Devamlı akan, durağan olmayan, Asla yerinde saymayan.
Bu nedenlerle, bilimin miladı 28 Mayıs 585 senesidir. Hani Thales’in tarihte ilk kez Güneş tutulmasını günü gününe ve tam bir yıl önceden tespit ettiği tarih. Bu tarihte kör inancın yerini, boş inançların yerini bilim almıştır. Bilim ve aydınlanma, Anadolu kaynaklıdır. Miletos kaynaklıdır. Babası hemşerimiz Thales’tir. Matematiği ve felsefeyi başlatan odur. 
*
Yeri gelmişken, yine Balıkçı’nın hep gündemde tuttuğu gibi “ex oriente lux” yani “Işık doğudan gelir.” diyebiliriz gönül rahatlığıyla. Başlangıçta, dünyayı doğu ve özellikle de Akdeniz aydınlatmıştır. Üzerinde oturduğumuz coğrafyanın farkında mısınız acaba?
Yaşadığımız kent Antalya da Akdeniz’in gözdesidir. Tarih boyunca hep öyle kalmış, öyle de kalacaktır.
*
Herodot olmasaydı, tarih, Strabo(n) olmasa coğrafya nasıl başlardı? Pergeli Apollonius, Felsefeci Varus ve Phaselis’li Theodektes, bilimin araladığı kapıdan girmeseler, geometri ve felsefe alanında yaptıklarıyla günümüze ulaşabilirler miydi?
Kültür ve sanat gelişir, Pergeli Claudius Person en güzel heykellerini bu bölgede tasarlayıp yapabilir miydi? Kalıcı iz bırakabilirler miydi? Onlarla övünebilir, örnek alabilir miydik?

YAVUZ ALİ SAKARYA KİMDİR ?

Adım, Yavuz Ali Sakarya. 30 Temmuz 1948 tarihinde Isparta’da doğdum. İlk, Orta ve Lise öğrenimimi Isparta’da, Yüksek Öğrenimimi Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü’nde tamamladım.

1969 yılında İngilizce öğretmeni olarak Sakarya Arifiye İlköğretmen Okulu’nda göreve başladım. 5 yıl hizmetten sonra İzmir’e atandım. İzmir’in değişik okullarında görev yaptım.
En son İzmir Buca Eğitim Enstitüsü’nde İngilizce öğretim görevlisi olarak 4 yıl süre ile çalıştım. Bu dönemde, Ege Üniversitesi’nde görevli pek çok branştan öğretim elemanına İngilizce dersi vererek, onların Doçentlik ve Profesörlük sınavını kazanmalarına yardımcı oldum.

Onbir yıllık devlet hizmetinden ayrıldıktan sonra, sırasıyla İzmir’de Özel Türk Lisesi, Antalya’da Antalya Koleji, Akev Koleji ve Akdeniz Koleji’nde İngilizce öğretmeni, Bölüm Başkanı ve Okul Müdürü olarak görev yaptım.

1994 yılında 25 yıllık hizmetten sonra, Sosyal Sigortalar Kurumu’ndan emekli oldum. Aynı yıl içinde, Anadolu Üniversitesi’nce açılan Lisans Tamamlama Programı’na katılarak lisans diplomamı aldım.

Emeklilik dönemimde Antalya’daki bazı özel dershanelerde, dershane müdürü, müdür yardımcısı ve İngilizce öğretmeni olarak görev yaptım. Birçok öğrencinin dilden üniversite sınavlarına hazırlanmasına katkıda bulundum. Türkiye derecesi yapan öğrenciler yetiştirdim.

2001-2007 yılları arasında Antalya Muratpaşa Lisesi’nde emeklilik dönüşü kadrolu İngilizce öğretmeni olarak çalıştım ve öğretmenlik mesleğimi orada noktaladım.
Öğretmenlik dönemimde Bakanlık’ça açılan hizmet içi seminerlerine katıldım ve başarı belgeleri aldım. Ayrıca, özel okullardaki çalışmalarımdan ve başarıyla yürüttüğüm yaz okulları projelerinden ötürü Antalya Milli Eğitim Müdürlüğü’nce teşekkür belgesi ile ödüllendirildim.

İngilizce öğretmenliğine ek olarak, 1969 yılından bu yana İngilizce dilinde 50 yıllık kokartlı profesyonel ülkesel turist rehberiyim. Halen aktif olarak da fırsat buldukça rehber olarak çalışmaktayım. Türkiye’nin en eski aktif ülkesel turist rehberlerinden biriyim.

Uzun yıllar Antalya Rehberler Derneği’nin (REHBERANT) başkanlığını yaptım. 3 ayda bir yayınlanan ve 5000 baskı yapan ve Türkiye’nin turizmle ile ilgili her birimine ulaşan ARODERGİ adlı turizm ve tanıtım dergisinde yazı kurulu üyesi olarak çalıştım.

Ayrıca 25 yıldan bu yana Antalya’daki 1inci, 2 inci ve 3 üncü Noterin İngilizce dilinde yeminli tercümanlığını yapmaktayım.
İş disiplini olan, çalışmayı seven, kendini mesleğine adamış sağlıklı ve dinamik bir insanım. Ticaret, Turizm, Ziraat ve Tıp İngilizcesine terimsel düzeyde iyi derecede vakıfım. Kültür, Sanat, Edebiyat, Arkeoloji ve fotoğrafçılıkla amatör olarak ama yakından ilgiliyim.
Bilgisayar kullanmayı, araştırmayı, okumayı ve öğrenmeyi, ülkemi tanımayı ve tanıtmayı severim.

Fırsat buldukça eğitim ve turizm alanındaki deneyimlerimi rehber arkadaşlarımla ve okurlarımla paylaşırım. Bir dönem Antalya “Hürses” gazetesinde turizm ve eğitimle ilgili araştırmalarım yayınlanmıştır. Antalya’da Cumhuriyet radyoda bir dönem “Anadolu’da ilkler, tekler ve enler” konusunda iki ay süreli haftada bir, bir saat süren söyleşiler yaptım. TRT Antalya Radyosu için bir dönem “Adım Adım Akdeniz” konulu bir açıklamalı program gerçekleştirdim. Üç ay sürdü. Kanal V’de her biri yarım saat süren “ülkemin destansı gerçeği Köy Enstitüleri” başlıklı bir program yaptım. 36 haftalık bir programdı. Antalya’da çıkan aylık dergi “Son nokta”da bir dönem “Antalyanın konuşan taşları” adıyla köşem vardı. Orada tarihi önemi ve ayrıcalığı olan taşların öykülerini dile getirdim. Halen Antalya Körfez gazetesinde Cumartesi günleri eğitim-kültür-sanat ve turizm üzerine yazılar yazmaktayım. Dijital biçimde yayınlanan “Antalya Bugün” gazetesinde “Bir Meltem Esintisi” adını taşıyan köşem vardır. Başta “turizm” ve “eğitim” konuları olmak üzere çeşitli konularda basılmış kitaplarım vardır.

Karanlık Sokakta Aydınlanma-Aksu Köy Enstitüsü (Antalya Büyükşehir Belediyesi bastı,üç baskı yaptı),
Çanakkale Onurdur Bize (Antalya Rehberler Odası bastı) ve Gönül İnsanı Gültekin Çeki (Antalya Ticaret ve Sanayi Odası bastı)
Değişik konularda şiirlerim ve basıma hazır çok sayıda kitabım olduğunu da söyleyebilirim.

Eylemli ARO üyesiyim. ANSAN üyesiyim. YKKED Antalya şube başkanıyım. Antalya Kent Müzesi gönüllülerinden biriyim. Antalya Kent konseyi Kültür-Sanat çalışma grubu başkanıyım. “Eğitim” ve “Turizm” grubu üyesiyim. Sağlığım elverdikçe sivil toplum hizmeti görme gayreti içindeyim. Yurtsever sivil toplum örgütlerinin ortak kararlar alması, dayanışma içinde olmasını önemsiyorum. Bilgi birikimimle ve deneyimimle hep ülkemi tanıtma gayreti içinde oldum. Olmaya da devam ediyorum.

Rehberlikte 50 yıllık deneyimimle ve yarım asrın emeğiyle hepinize saygılar sunuyorum. Barış ve huzur dolu bir ülke ve dünya diliyorum. Doğaya, insana ve çevreye saygıyla.
Yavuz Ali Sakarya
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

Sizce Antalya Resim Festivali devam etmeli mi?

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR

Antalya News | Kültür Sanat Portalı