Necla Heybeci Yılmaz

Harika çocuklar neden gidiyorlar?

2 Nisan 2021 22:50
A
a
Harika çocuklar neden gidiyorlar? Bu topraklarda doğmuş, bu topraklarda büyümüş ve bu toprakların kültürel değerleriyle yoğrulmuş gençlerimizin son zamanlarda havasına suyuna taşına toprağına yabancı oldukları ülkelere birer birer gidişlerine daha sık tanık olmaya başladık. Günümüzde gelecek planlarını bir başka ülkede yaşama üzerine yapan gençlerimizin sayısı giderek artmakta.

Yaklaşık bir yıldır yaşanan küresel salgın her ne kadar gençlerin planlarını kısa süreli askıya almalarına neden olsa da yine de uzun vadeli planlar hep gitmek üzerine.

Elbette özel sebepler olabilir. Mesela aşık olduğun insanın peşinden gidebilirsin ya da muhteşem bir iş teklifini geri çevirmek istemeyebilirsin. Ancak burada söz konusu olan bireysel sebeplerle gidişler değil, toplu olarak arzu edilen bir gidiş hareketi.

Geçmişte de göçmenlik yaşamıştı insanımız. Mesela iş bulma ümidiyle başta Almanya olmak üzere birçok Avrupa ülkesine gidenler ya da siyasi nedenlerle yurt dışında yaşamak zorunda olanlar. Ancak hiçbiri günümüzdeki kadar endişe verici değildi.

Lise giriş sınavlarında ülkemizin en parlak beyinlerini toplayan liselerin mezunlarına baktığımızda, üniversite eğitimleri de dahil olmak üzere yurt dışında yaşamayı tercih edenlerin sayısının önceki yıllara oranla katlanarak büyüdüğünü görüyoruz. Hatta bu oranın bazı liselerde yüzde kırklardan yüzde seksenlere, doksanlara kadar yükselmiş olduğunu da. Edebiyatta, sanatta, müzikte, matematikte, sosyal alanların tamamında yetenekli olan bu çocuklarımız yurt dışına gitmek üzere büyük heyecanlar duyarken artık ne yazık ki dönüşle ilgili en küçük bir heyecanları, hayalleri, idealleri yok gibi görünüyor.

Geçenlerde atanmış rektöre karşı direniş hareketi başlatan, bugün itibariyle de direnişinin ellinci gününü yaşayan Boğaziçi Üniversiteli gençlerimizin hazırladıkları bir videoyu izledim. Gençlerden biri şöyle diyordu: “Hataylıyım. Boğaziçi psikolojiye Türkiye yirmincisi olarak girdim. Sinir bilimi alanında uzmanlaşarak Alzheimer ve otizm tedavisi üzerine çalışmak istiyorum. 2 Ocaktan beri yaşananlar beni Türkiye’de akademik kadroların liyakata göre değil sadakata göre doldurulduğu gerçeğiyle yüzleştirdi. Artık ülkemde dinlenmediğimi ve istenmediğimi hissediyorum. Ülkem adına çok üzgünüm.” Bir diğeri de: “Boğaziçi iktisata Türkiye üçüncüsü olarak girdim. Türkiye’de kadın istihdamını artırmaya yönelik çalışmalar yapmak hayalimdi. Demokrasiyi ve kurumumu savunduğum için sürekli terörist ilan edilmekten çok yoruldum. Artık ülkemde dinlenmediğimi ve istenmediğimi hissediyorum. Ülkem adına çok üzgünüm.” Böylece devam edip gidiyordu gençlerin hayallerini ve hayal kırıklıklarını ifade eden söylemleri. Verdikleri mesaj da hep aynıydı sanki. “Hayallerimi burada gerçekleştiremem, gitmeliyim” mesajı.

Gençlerimizin kaygıları ve korkuları giderilmediği sürece bizlere düşen de çoğu zaman onların bavullarını hazırlamak, onları uğurlamak, yeri geldiğinde yaşadıkları ülkelerdeki büyük başarılarını medyadan izlemek, uzaktan uzağa onlarla gurur duymak olacaktır.

Pırıl pırıl aydınlık yüzlü gençlerimiz, köklerinin olmadığı hatta belki de kendilerini ait bile hissedemeyecekleri ülkelerin gelişimlerine katkıda bulunurlar iken bizler de karanlıktan aydınlığa çıkabilmemiz için tek umudumuz olan, bizlere ışık vazifesi görecek olan, geleceğimiz olan gençlerimizi başka ülkelere göndermenin hüznüyle baş başa kalmış olacağız. Söz konusu göçün dışarıya değil, içeriye ülkemize olduğu güzel günleri görebilmemiz dileğiyle.

Sağlıkla ve sevgiyle kalın.
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

Sizce Antalya Resim Festivali devam etmeli mi?

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR

Antalya News | Kültür Sanat Portalı