Neden Örgü Olmasın

5 Temmuz 2021 11:56
A
a
Bu haftaki yazımı örgü ve örgü örmek üzerine hazırladım dersem, çok çok çok eminim ki birçok insan küçümser bakışlar atacaktır. Ancak benim okuyucum, entellektüel, bilgiye her daim aç, yeni fikir ve akla açık kimseler olduğundan okumaya devam edeceklerdir.

Neden örgü?

Bana göre asıl sorulması gereken, şimdiye kadar NEDEN ÖRGÜ OLMASIN olması gerekirdi!

Yaşı kırkın üzerinde olanlar hatırlar; Cemile Kutgün adında TRT sunucusu bir hanım vardı. Müzik eğlence programlarda türkücüleri sahneye davet ederken hep aynı cümleyi kurardı. "Biz duygularımızı türkülere gömmüşüz. Onlar ile ağlayıp, onlarl ile gülmüşüz." derdi.

Sonra birgün Can Etili adındaki türkücünün bir röportaj sırasında milli kıyafetli bebekler kolleksiyonu olduğu ve bir sergi hazırlığı içinde bulunduğundan bahsettiği dikkatimi çektiğinde henüz ilkokul öğrencisiydim. Sonrasında Bedia Akartürk, Süreyya Davulcuoğlu gibi türkücülerin programlarına her zaman yöresel kıyafetlerle neden katıldığını farketmiş oldum. Demek feodal gibi algıladığımız birçok şey aslında entellektüel kesim için bir kültürel hazineymiş.

Yukarıdaki örneklemeler sadece bir kısım. Benim bu konulardaki asıl ilgi alanım örgü. Cemile Kutgün'ün dediği gibi duygular türkülerde, örgülerde, kilimlerde saklı. Çogü zaman feodal yaşam kültürü olarak algıladığımız bu yaşam biçimi, modern kültürü besleyen tek olgu.

İlgi alanım örgü demiştim. Bir yazar olarak, istikrarlı bir sponsora denk geldiğimde yapacağım iş ülkeyi karış karış gezip Anadolu insanının örgülerinin hikayelerini derleyip öykülerime giydirmek. Bu anlamda küçük bir polisiye komedi denemem olduğunu, henüz taslak halindeki öykümün adını da bir dantel örneğinin adından esinlendiğimi ekliyeyim.

Örgünün bir kültür hazinesi oldundan bahsettikten sonra gelelim ticari boyutuna! Birileri tarafından kabul edilse de edilmese de ülkemizde örgü örerek evini geçindiren, çocuk okutan ve hatta mülk edinenler bile var.

Dünyanın en gelişmiş ülkelerinde örgü bir sektör haline getirilmiş. Bizdekilere göre daha büyük çapta ve ciddi kurslar açılarak profösyonel örgücüler yetiştirilip, sigortalı olarak istihdam sağlanır. İtalya, Fransa, Almanya gibi çağdaş ülkeler örgü örme kültürünü sadece yaşatma amacına bağlı kalmadan ülke ekonomisine sokmuşlardır.

Hiç dikkatinizi çekti mi? Çoğu örgü, dikiş, nakış dergileri Avrupa kökenli olup, diğer ülkelerdeyse bu dergilerden alıntılar yapılmaktadır. Orta Avrupa toplumlarında örgü çoğunlukla ev dekorasyonu üretiminde kullanılmasına rağmen Rusya ve Kuzey Avrupa ülke insanları daha ziyade giyimde öncelik vermiştir. Son zamanlarda Arabistanlı kadınların hobi olarak örgüye çok fazla yönlendikleri de dikkat ettiklerim arasında. Ülkemizde ise ağırlık olarak el dokuması halı ve iğne oyası takı üretimi az da olsa ihraç edilmek üzere devlet tarafından desteklenmekte.

Bizde seksenli yıllarda Özal Hükümeti döneminde ev kadınlarını meslek edindirme projesi kapsamında çeşitli kurslar açılıp iki yıl ödemesiz ya da hibe şeklinde kadınlara yönelik sanayi tipi dikiş, overlok ve tirikotaj makineleri için kredi olanakları tanınmıştı. O dönemlerden meslek edinen ve buradan elde edindikleri gelirlerle ev araba sahibi olan, çocuklarını o günün lüksü sayılan dersanelere gönderenleri biliyorum. Hatta devamında işi büyütüp küçük işletmeler haline gelerek evlerinden çıkıp vergi mükellefi olanların sayısı da hiç az değil. Şimdi baktığımda büyüyecek olan sektörden desteğini kesen sonraki hükümetlerin bu iş gücünü görmezden gelmelerini geriye dönüş olarak nitelendiriyorum. Oysa seksenlerdeki bu atılımdan sonra doksanlardaki tekstil ve örme sanayinde büyük patlama yaşanmış ve Sovyetler Birliğinden ayrılan Türk Özerk Cumhuriyetlerindeki soydaşlarımıza Anadolu'dan etiket dikme, yaka nakışı ve boncuk işleme gibi işler gönderilerek oralardaki soydaşlarımızın ev ekonomilerine katkıda bulunmaları olanaği da açılmıştı.

Alzheimer hastalığına karşın önlem olarak kabul edilen bir eylem olan örgü, bu ülkede verimli bir sektör olma yolundayken şimdi neden görnezden geliniyor? Örmek neden alt kültürün kendini oyalama figürü gibi görülmeye başlandı tekrar? Bunu ben sadece erkek zihniyeti olarak değerlendirsem de Türk erkeklerinde de tıpkı Avrupalılar gibi örgüye yönelen bir kesimin olduğunu bilmek sevindirici. Geçmiş yıllarda başlatılan bir proje kapsamında Tazelenme Üniversitesi bünyesinde örgü örme derslerinin kadın-erkek ayrımı yapılmaksızın sürdürüldüğü bildiklerim arasında. Bunun dışında Antalya'da Murat Paşa Belediyesi tarafından Asmek bünyesinde erkeklere yönelik örgü kurslarının devam ettiği de güzel bir başarı.

Dileğim; Bu tür kursların zaman geçirmeye yönelik olmasından ziyade, meslek edindirme projeleri kapsamında sigortalı bir işe çevrilmesidir. 
1000
icon
Emine 5 Temmuz 2021 13:54

Çok haklısınız bende örgünün çok değerli ve çok şey anlattığına inanıyorum bu yolda bende ticari olarak bazi fikirlerim var bir sponsor ve destek bulsam hemen yaparım aile bütçesine katkı değil ev gecindirme olur inanın

0 2 Cevap Yaz
Seda ATALAY

Umarım hayata geçirme şansını yakarsınız. Hayalinize asılın! Sevgiler...

0 0
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

Sizce Antalya Resim Festivali devam etmeli mi?

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR

Antalya News | Kültür Sanat Portalı