Didem Öztekin Hepgüzel

Oluşum

12 Haziran 2021 21:44
A
a
Duygular da doğar, büyür, olgunlaşır ve ölür. Doğar bir duygu mutluluk ve aşkla, sanar ki yaşayacak hep o hayatta. Kız kulesinde korunan prenses gibi olacaktır, öyle zanneder hayatı. Güveni tanır ilk önce annesinin o mis kendine has kokusunda şanlıysa. O anne kokusu hiçbir parfümde yoktur aslında. Doğanın içtenlikle ona bahşettiği kokunun huzuruyla uyur duygu.

Günler geçer, büyür ve heyecanla tanışır. Hiç hatırlamadığı o ilk adımları, ilk düşüşü, ilk gülüşü, ilk acısı hepsi bir kara delik gibi. Karanlık çağına ait bu duygular aslında duygunun oluşumuydu. Onlar vermişti ona ileriki hayatını. Kim bilirdi ki o karanlık çağın ilerideki ışık hüzmesine gidecek olan yol olduğunu. Yoktu kötü her şey iyiydi, boş bir levhaydı birçok kuram gibi.

İlk acısı duygunun ilk olgunlaşmasıydı. Masumiyetinin kana bulanmış hali onu ilk kendine getiren belki de ileride kendinden koparacak olandı. Yağmuru gözlerinde hissettiği andı ilk çöküşü ve ilk kalkışı. Düşmek yormazdı duyguyu, çünkü adı üstünde duygu çok yönlüydü çok şeyi içinde barındırırdı. Doğuşuyla güveni kazanırken düştüğünde gördükleriyle kaybetmişti onu. Heyecanı ilk adımla tadarken yaşadıkça kaybetmişti heyecanı. Gözlerindeki nehirler dudaklarındaki gülleri besledi yıllarca.

Sonunda naif duyguları sert duygular aldı. Duygu anlayamadı bile değişimi. Sabah güneşinin yüzüne yansımasıyla uyanırken hangi ara gece karanlığında yıldızlara dalar olmuştu. Derken silkindi duygu. Duygu özünü kaybetmezdi, içi bu kadar değildi. Heyecan, şaşkınlık, korku, sevgi, tedirginlik, mutluluk, hüzün, aşk hepsi kendisiydi. Sadece farkında değildi. Duygu kendi içine baktığında her şeyden bir şey buldu ve o an anladı ki büyüyordu.

Büyümek zordu. Duygu içindeki karmaşaya anlam veremiyordu, neye kızıyor, neye mutlu oluyor, neye seviniyor, neye üzülüyordu. Sadece çok hızlı değişiyordu, belki de o tekti kimse onu anlamıyordu. Çünkü o anlatılamayan ama gösterilen her şeydi. Üstünde çok fazla yük vardı. Sonra zamanla tanıştı, zaman onu öyle allak bullak etti ki kendini kaybetti. Zaman öyle tuhaftı ki bozuk bir kum saati gibi. Anlam veremediği bu bozuklukla çok şey yaşadı. Çok sabretti, çok güldü, çok ağladı, çok eğlendi, çok üzüldü. Zaman hayatına girdiğinden beri duygu çok kayıplar verdi ama çok da güçlendi. Sonunda fark etti, artık bir dikdörtgen değil çemberdi ki bu ise olgunluğun meşalesiydi.

Duygu zamanla yaşadığı yolculukta akla gelebilecek her hissi yaşayarak anlamını buldu. Kendine özgü ruh dünyasıyla bir vücut buldu. Tam olduğunda olgunlaşan bir meyve gibi toprağa düştü ve duygu da yine geç kalınmışlıkları, keşkeleri, huzurlu anları, mutlulukları ile bir anı olarak kendini gerçekleştirdi. Duygu bir ruh olmanın mutluluğuyla gözlerini yumdu.
1000
icon
Nurcan Ay 13 Haziran 2021 21:55

Ne güzel bir anlatımın var Didemcim . Kutlarım . 🙏🏻👍❤️

0 0 Cevap Yaz
didem

Teşekkürler en yalın haliyle biz işte,,🙂

0 0
Esra Bars 13 Haziran 2021 15:39

Tebrikler canım 👏👏👏👏

0 0 Cevap Yaz
didem

Çok teşekkürler🤗

0 0
Zehra Yücel 13 Haziran 2021 07:47

Tebrikler 👏

0 0 Cevap Yaz
didem

Teşekkürler,🙂

0 0
Kurtuluş 13 Haziran 2021 00:31

Tebrikler. Değişik pencerelerden böyle güzel bakış açılar görmek dileğiyle.

0 4 Cevap Yaz
didem

herkesin bildiğini biraz daha uzaktan anlatmak istedim teşekkürler

0 0
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

Sizce Antalya Resim Festivali devam etmeli mi?

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR

Antalya News | Kültür Sanat Portalı