Topraklama yapmakta fayda vardır

11 Temmuz 2021 20:04
A
a
     
Ne paralısı, ne arabalısı, ne güzeli; sevgili dediğin ayak masajı bilen bir olacak arkadaş!

Bir gün bir arkadaşım ile OSHO öğretileri üzerine konuşuyorduk. Kendisi pek öyle kişisel gelişimle ilgili şeyleri sevmeyen biridir. Aslında benim de o tür konulara ilgim fazla sayılmasa da çok da karşı olduğum şeylerden değildir. Arkadaşım, "Bu tür şeyler hep üçüncü dünya ülkerinden çıkmadır" derken altearnatif tıbbın da bügünkü modern tıbbın da yine bu ikinci ve üçüncü dünya ülkelerinden çıkma bilimler olduğunu bilmediğini hiç sanmıyorum.

Doğuya, uzak doğuya uzandıkça insan ruhunun; müziğindeN, resminden tutun da mimarisine, nakışına kadar ne denli naif olduğunu görürsünüz. Hatta danslarındaki esneklik, kıvraklık ve estetik dikkatlerden kaçmamacasına belirgindir. Toplumların sanatlarındaki estetik, ruh dünyalarının sağlığıyla alakalıdır diye düşünüyorum. Örneğin; bir batı müziğinin size sunduğu toplumsal bir meseleyken, doğu da çiçek, böcek, kelebek konuları ağır basar. Demem o ki sorun her yerde sorundur. Sadece başa çıkma şekilleri farklılık gösterir o kadar. Batılı toplumlar; meseleleri konuşarak, bağırarak, haykırarak ortaya dökerken; uzak doğulu halklar Süleyman Demirel'in ünlü savı "Meseleleri, mesele etmezsek, mesele kalmaz." dan yola çıkarlar. Bir yandan yoklukla boğuşurken, öte yandan meseleleri dingin bir ruh haliyle karşılar, misafir ederler adeta. Ee ne olsa misafir kalıcı değildir, öyle değil mi?

Düşünün bir kere! Yorucu bir günün ardından evde kanepeye uzanmışsınız. Beyniniz binbir meseleye cirit atıyor. Bir ondan bir diğerine top sektiriyorsunuz belki de. Dinlenmeye ayırdığınız saatlerinizde de bedenen olmasa da beynen ve ruhen çalışıyorsunuz aslında. Peki gerçekten ne zaman dinleneceksiniz?

Şimdi lütfen o kanepeye tekrar uzanın. Yazımın başında dikkatinizi yazının kalanına çekebilmek için yazdığım o ilk cümledeki partnerinizi hayal edin ayak ucunuzda. Ama lütfen çok iyi ayak masajı bildiğinden emin olmayı ihmal etmeyin.

Parmak uçlarıyla fazla bastırmadan ayak tabanınıza ufak dokunuşlar yapıyor. Ayak parmak arkalarına dokunduğu anda zaten anestezi etkisini aldınız bile. Hissediyor fakat müdahele edemiyorsunuz. Bir anda kendinizi Karayipler'de filan bulmuş olabilirsiniz. Sağınız ve solunuzda iri yarı, kulağı küpeli dazlak siyahi adamlar palmiye dalları ile sizi serinletirken; diğer yandan kimonalı kadınlar meyve ve içecek ikramlarınız için koşuşuyorlar. Sizinse o an tek derdiniz, margarita bardağınızda üzüm mü kiraz mı olsun!

Ne de çabuk unuttunuz kredi kartı ekstrenizin bu ay asgarisini bile ödeyemeyecek olduğunuzu.

İlk ayakkabıyı gerçekte kim akıl etmiştir bilmiyorum. Size burada  hepimizin ortak amcası Google bilgilerini aktarmakla zaman harcamayacağım. Orada her ne kadar en fazla iki yüz yıl önce Amerikalılar'ın ilk ayakkabıyı ürettikleri yazsa da asıl Hollandalılar'ın ahşap ayakkabı ve terlik yapımının öncüsü olduğu bilinir. Ayrıca binlerce yıl öncesinde deri çizme ve sandalet giyen toplumlar olduğunu duvarlara çizdikleri resimlerden anlıyoruz. Ayakkabı sanayinin gelişmesiyle birlikte insan vücudunun gittikçe hassaslaştığı ve hastalıklara açık hale geldiği yadsınamaz.

Merkezi sinir sistemimiz beyin ve omuriliktir. Bunun dışında avuç içi ve ayak tabanlarındaki her bir sinir hücresi vücudun bütün organları ile ilişkili olup, vücuttan aldıkları sinyalleri beyne gönderir. Ayakkabı giymeyen ya da nadir giyen toplumlarda çok fazla hastalık görülmez. Ruhsal anlamda toplumsal bir rahatsızlık da gözlemlenmemiştir. Yalın ayak yürüyen insanların ayak tabanları vücuttan gelen sinyallere karşı daha duyarlıdır. Sürekli iletişim halinde olduklarından körelme olmaz. Ancak ortopedik taban ayakkabılara alışık şehirli yaşamında ten daha narin olmasına karşın, sinirlerdeki hissiyat tembelleşmiştir. İşte bu da özellikle uyarılmayı gerektirir ayak masajı gibi. Bir de yün giysiler ve eşyaların benzer tedavi edici ya da önleyici özellikleri var ki bu da başka bir yazının konusu olsun.

 Ayak tabanındaki her noktanın vücudun neresinden sinyal alıp beyne gönderdiğini işin uzmanları bildiğinden birkaç dokunuş ile rahatsızlığı çözümleyebilirler. İyi  bir ayak masajı bilen bir kimse ayak tabanınıza yaptığı dokunuşlarla tüm vücudunuzun rahatlamasını sağlar. Beyninize ulaşır. Beyninizin içindekileri bir tarafa dökmenizi, kurtulmanızı sağlar. Adeta sizi tatile çıkarır. Artık Karayiple'de mi gezersiniz, Maldivler'de mi, Kanarya Adalarında mı hayal gücünüze kalmış.

 Ayak masajı bilen partner şakası bir yana, sosyal hayatımızın şartları ne olursa olsun şahsi zamanlarımızda ne kadar doğallığa zaman ayırırsak sağlığımız açısından, hem ruhen hem de bedenen daha rahat bir ömür sürdüreceğimiz kanısındayım.

 Meseleleri, mesele etmemektense; biriktirmeme adına TOPRAKLAMA YAPMAKTA FAYDA VARDIR!
 
1000
icon
Ayşe Özmak Mercan 19 Temmuz 2021 08:11

Yıllar yıllar önce bir gün birisi, çocuğun zayıf olduğunu görünce anneme "hanım hanım sen bu çocuğu hiç toprağa bırakmadın mı? Bırak çocuğu biraz toprak gıdası alsın" demiş. Rahmetli annem hep anlatırdı. Yazınızı okuyunca annemin anlattığı anıları geldi aklıma. Tebrik ederim Seda Hanım çok güzel bir yazı.

0 0 Cevap Yaz
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

Sizce Antalya Resim Festivali devam etmeli mi?

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR

Antalya News | Kültür Sanat Portalı