Uzaklardaki Dostlar

20 Ağustos 2020 19:54
A
a
     İçimde kelimeler kaynıyor yine, çıkan buharlar bir kara trenin homurtuları eşliğindekiler gibi arşa kavuşacak daha yazamazsam. Hararet yapıyor beynim, hipertermiye girmek üzere hissediyorum resmen kendimi. Elimdeki işi de bırakamayarak, kelime kelime işlemek zorunda kalmam satırları sinir bozucu, daha nasıl anlatayım.
             Güzel işler koleksiyonu da yapmışım yeni farkediyorum, sayfalarını çevirdikçe şen gülüşler kaplıyor ağlamaklı ruhumun kararmaktaki duvarlarını. "Canım" kelimesinin bile aşağılayıcı bir kalıp olarak kullanıldığı şu anda yersiz şımarıklık ve yılışıklıklarla bunaltan bir koloni sardı etrafımı. İdrak yolları tıkalı olanlarla beyinlerimizi savaştıramadığımda ve sadece içindeki alime acıdığım cahiller ile kurmadığım, kurmaya gerek de duymadığım tükenen tümcelerim ile insana ve insancalığa inancımı kaybettiğimi hissetmenin oluşturduğu boşlukta kaybolarak, ruhuma detoks yapma ihtiyacı duyuyorum da kaçıp gidesim, gidip dönmeyesim geliyor ki mümkün değil. Bileklerime dolanan prangalar pas tutsa da, eskiyip kokuşsa da gün geçtikçe kırılmaz bir sağlamlığa ulaşıyor ve acıtıyor, kanatıyor kabuklanamayan hep debride yaralarımı. Üstelik fikir karmaşıklığının ardından fikir çatışması, fikir kavgası ve hatta en son fikir batması oluyor hipofizimin etrafındaki hücrelerimde. Hücrelerimi yok sayıp sadece onunla görsem, hayatın kahpeliklerini omuzumun üzerinden arkaya atmayı becerebilir miyim diye geçiyor içimden. Bir kasırganın bıraktıklarından daha fazla enkaz biriktirmişim yazık. Çocukluğumun ilk tiyatrosunda ruhumu saran Poliyanna' nın illüzyonu da geçtiyse demek. Sonra yine güzel işler koleksiyonumu, güzel insan koleksiyonumu elime alıyorum da akşamdan kalma değil bu can çekişlerim, iç çekişlerim... iki akşamdan kalma ve hatta çok akşamdan kalma anlıyorum. Ve kadehlerin kalkmasından değil, o masada öksüz yetim kalmasından baş dönmelerim. Ah dostlar ... siz giderken aynı arabada fütursuz kahkahalarımı, çocuksu mutluluklarımı da yollamışım el sallarken. Tahmin etmiştim de bu kadarını değil. Keşke su dökmeyi akıl etseydim. Gitar ya da keman çalamayışımız ve ney üfleyemeyişimiz gibi hayatla mücadelem şu an ki o zaman bu durum dahi keyifliydi sizinle. By-passa ihtiyacı var hayallerimin ve belki de resüsitasyona hayatımın. Siz gideli çok oldu be dostlar ve ben rakıya başladım da kokusu hala midemi bulandırıyor. Akşamdan kalma değil önceden kalmayım artık...
 
                   Ömrünüz mucizelerle dolsun!
 
                                               Özlem KOÇ
1000
icon
Duygu 21 Ağustos 2020 13:06

"Üstelik fikir karmaşıklığının ardından fikir çatışması, fikir kavgası ve hatta en son fikir batması oluyor hipofizimin etrafındaki hücrelerimde. " özellikle bu kısma bayıldım ve çok başarılı 👏👏👏

0 1 Cevap Yaz
alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
editörün seçtikleri EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Antalya News | Haber Siyaset Turizm Sanat Magazin, Antalya hakkında herşey