Yolların sahipleri!

20 Ağustos 2019 22:53
A
a
Yolların sahipleri!
Yollar, kamunun kullanımına açık ve herkesin eşit bir şekilde yararlanması gereken, ulaşımın sağlığı ve düzeni için kullanılan alanlardır. Ben böyle tanımlıyorum yolları.
Hepimizi evimizden işimize, sevdiklerimize ulaştıran yolların aslında sahipleri varmış. Bu bayram bunu iyice anladım. Anladığım diğer şey ise; ben bu sahiplerden birisi değilmişim.
Bazı sürücüler(!) yolları öyle sahiplenmişler ki; onlar yola çıktıklarında herkesin koşulsuz şekilde onlara yol vermelerini bekliyorlar. Hatta bunun bir gereklilik olduğuna bile inanıyorlar sanırım. İnanıyorlar ki insanları taciz etmekte ve zorla yollarını onlara vermelerini istemekte bir beis görmüyorlar.
Bu sahiplerin büyük kısmını pahalı araba markalarına ait araç sahiplerinin oluşturuyor olması bir tesadüf mü acaba? Hepsi öyle demek büyük yanlış olur bunun bilincindeyim tabii. Fakat çoğunluğu bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıdaki lüks araç markalarının sahiplerinden oluşması sanki tesadüf değilmiş gibi.
Bana öğretilen basit bir trafik kuralı vardı; Seyir halindeyken önündeki araç ile arana bir fren mesafesi koymalısın. Bu yol güvenliğinin ilk kurallarından birisiydi. Yol sahiplerinin bu kuraldan haberleri yok sanırım. Öğretilmemiş ya da öğrenmek istememişler. Neye ve neden güvendiklerini anlayamadığım şekilde seyir halinde olmalarına ve hızlarına hiç önem vermeden neredeyse tampon tampona bir şekilde yolculuk yapıyorlar.
Sanırım bu yol sahiplerinin duyuları çok gelişmiş. Yakın sürerek önceki aracın sürücüsü ile telepatik bir iletişime geçebiliyorlar. Fren yapacağını önceden bilmek, ya da dikiz aynasından sinirle onlara bakan insanlarla göz temasında bulunmak istiyor olabilirler. Gözleriyle yolun aslında onların olduğunu diğerlerinin onların tevazuları gereği bu yollara çıkabildiklerini anlatmak istiyorlar. Onlar izin vermeseler kimsenin bu yollarda araba kullananamayacağını anlatmaya çalışıyor da olabilirler.
Çok sinirliyim.
Bence, araç satışı sürecinde kişilerin paralarının bu araçlara sahip olmaya yetmesinin yanına psikolojik bir değerlendirme yapılmalı. Bu değerlendirmeyi geçemeyenlerin araç sahibi olamamaları sağlanmalı. Ya da bu pahalı araç üreticileri araçların park sensörleri gibi takip mesafesi sensörleri ekleyerek önündeki araca belirli bir mesafeden fazla yaklaşması önlenmeli.
“Bana bir şey olmaz” şeklinde bencilce bir düşüncenin peşine takılmışlar. Birilerinin önemli olanın onlara bir şey olmasının değil de trafikte birlikte paylaştıkları yolda seyir halinde olan annelerin, babaların ve evlatların da var olduğunu anlatması, beyinlerine ovalaya ovalaya yedirmesi gerekiyor sanırım. Kendi hayatları ile birlikte kimlerin hayatlarını da mahvedeceklerini neden düşünmezler acaba?
Şehir içi ulaşımda konulan kuralların aslında tüm araç sahiplerini ilgilendirdiğini, kuralların araba markasına ya da sürücünün maddi gücüne göre esnemediğini birileri onlara anlatmalı.
Sağlıcakla kalın.
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

alinti yazarlar ALINTI YAZARLAR
editörün seçtikleri EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
linkler LİNKLER
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat


Antalya News | Haber Siyaset Turizm Sanat Magazin, Antalya hakkında herşey