Çocuğunuz ‘Siber Hedef’ mi? Yoksa ‘Siber Zorba’ mı?

Tarih: 6 Aralık 2021 21:54
Çocuğunuz ‘Siber Hedef’ mi? Yoksa ‘Siber Zorba’ mı?
Zorbalığın yeni adı ‘siber zorbalık’ oldu. İnsanların birbirlerine yaptığı zorbalık artık dijital ortamda teknoloji kullanılarak yapılıyor. İnternet ortamındaki sohbet odaları, SMS, e-posta, oyun ve sosyal ağ uygulamalarında yapılan aşağılayıcı, incitici konuşmalar ve tavırlar insanların kendi sınırlarını aşmada yüz yüze olduğundan daha fazla etkili. Dedikodu ve yalan konuşmaların bu şekilde sosyal ağda yayılması. Tanıdığımız ya da tanımadığımız kişiler tarafından rahatsız edilmek. Virüs yazılımlarla ya da hackleme ile kişisel hayatınıza saldırı günümüzde fazlasıyla bizimle. Dikkat edilmezse dijital alandan bir anda gerçek hayata geçen siber zorbalık ve siber hedef hayatınızı değiştirebilir.

Çocuk-Yetişkin Fark Etmez Siber Zorbalık Her Yerde

Özgüven eksikliği kişinin normalde kendini ifade etmek anlamında içinden geçenleri bu şekilde gizli ya da yüzleşmeden kaçınarak bunu yapmasına sebep oluyor. Belki yapamadıklarını ya da ezikliklerini bu tip dijital ortamlarda yansıtıyor. Genelde saldırgan sosyal medya yorumları, yaptığı her şeyi fazlasıyla paylaşan insanlar gibi. Aynı şekilde aşırı özgüven de saygısızlık boyutunda artarak bunu hem kendi hayatında hem de internet ortamında artıyor. Trolleme adı altında insanlara incitici şakalarla cevap veren kişiler en belirginleri belki de. Ne acı ki bu gençler arasında fazlasıyla popüler olduğu için yozlaşmış espri anlayışı fazlasıyla normalleşti. Bir bireyin kendini gerçekleştirmiş olması önemli iken ne acı ki eksik yanlarını kapatma yoluna giderek siber zorbalık popüler kültürün bir parçası oluyor.

Siber zorbalık için çok uzağa değil evinizin içindeki çocuğunuza bakın!

Birçok sosyal ağlarda insanlar buna mağruz kalıyor. Özellikle gençler bu yaşadıkları zorbalıkla zor durumlarda kalıyorlar. Çoğu kez sosyal medyada belli kişilerin hedef alınarak karalama kampanyasına maruz kaldığını görüyoruz. Gördüğümüz kişiler ünlüler, siyasetçiler olsa da bunu evimizdeki çocuğumuz da yaşıyor olabilir. Siber zorbalıkta hedeflenen kişi utandırıcı paylaşımlar, incitici yazılar hatta belki tehdit ya da kişisel hayata saldırı gibi şeylerle zayıflatılıyor. Günümüzde dijital platformun önemi düşünüldüğünde çocuklarımızın bunları fazlasıyla önemsemesi ve zarara uğraması da çok muhtemel.

Çocuğunuz bir zorba ya da hedef olabilir!

Lütfen aile olarak popüler olan trollemenin aslında bir siber zorbalık olduğunun bilincinde olun! Çocukların birbirlerini inciten şakaları bir popülerleşme olarak kullanmasına izin vermeyin. Çünkü bu tip incitici, aşağılayıcı şakalar espri değildir. Çocuğunuz bilerek ya da bilmeyerek bunu uyguluyorsa dikkat edin çocuğunuz bir zorbaya dönüşebilir. Burada sizin aile ortamınız ve tavırlarınız önemlidir. Popüler ve esprili olmayı zorbalıkla karıştırmamak gerekir. Özellikle erkek çocuklarının online oyunlardaki sohbet odalarında bunu çok yaptığını görüyoruz. Kız çocuklarsa genelde sohbet gruplarında dedikodu ve yalanla gruplaşmalar yaparak hedeflenen kişiyi karalamaktadır. Çocuğunuz hedefse yalnızlaşır, akademik başarısı düşer, özgüveni kırılır, utangaç belki öfkeli bir hale dönüşür. Eğer çocuğunuz bir zorba ise bunun karşı tarafa olan sonuçlarını empati kurdurarak bu davranışı kırmanız gerekir. Zorba çocuk genelde saygısızlığı özgüven, incitici sözleri dobralık, aşağılayıcı şakaları esprili olarak algılar. İnternete düşkün, telefon ve bilgisayarında saklayıcı, kişisel alanlarının sorulması takip edilmesi konusunda aşırı tepkili olabiliyor. Gizleme ve yalan eğilimi artıyor. Siber zorba olduğunu fark etmeden buradaki aldığı hazla internete bağımlılığı da artabilir ki bu da sosyal ve akademik başarısını olumsuz etkileyecektir.

Siber Zorbalıkta Okullar

Okul ve aile iş birliği ile çocuklarınızı fark ettirmeden takip edin. Okul da oldukça önemli çünkü çocuklar 8-5 mesai modunda okula gittiği için öğretmenler en az siz ebeveynler kadar çocuklarınızı tanıyor. Okul rehberlik hizmetinin internet, bilgisayar ve telefon kullanımı üzerine çocuklara özel bir anket uygulaması gerekir. Çıkan sonuçlara göre rehber öğretmenlerin öğrencilerle bireysel ve grupsal çalışmalar yapmalı. Sonrasında bunların teyidini aileyle beraber irtibata geçerek çözüme ulaştırmalıdır. Çıkan sonuçlara göre aileyle beraber gerekli kısıtlama, programlama ve yönlendirme işlemleri yürütülmelidir. Okul içindeki hobi, spor ve sanat faaliyetleri arttırılarak öğrenciler bunlara yönlendirilmelidir.

Peki ya devlet?

Devletin de bu konu için okullara zaman ve akademik destek sağlaması gerekir, ayrıca okulların sanat ve spor faaliyetlerini arttırması konusunda yardımcı olmalıdır. Aileleri bilgilendiren eğitimler verilmeli. Herkesin katılabileceği topluma yönelik tv programları, seminerler verilmeli. İnterneti işte tam burda yan etkilerini olumluya çevirmek için kullanmalı.

Aile neyse çocuk da odur!

Aile gözlemleyici olmalıdır. Sınıf öğretmeni ve rehber öğretmenle iletişim halinde olmalıdır. Belli bir yaşa kadar aile çocukların telefon, bilgisayar, internet kullanımı, TV izleme gibi durumlarını takip ve kontrol etmelidir. Sosyal ağ yorumları ve paylaşımları, oynadığı oyunlar, sohbet odalarındaki yazışmaları hepsi çocuğunuzun profilini çıkarmanızda size yardımcı olacaktır. Tabi ki her şey çocuğunuzu zorba ya da hedef yapmaz. Takibinizin ve yorumlamalarınızın sağlıklı olması önemli. Belli saatlerin dışında bunların kullanımı yasaklanmalı. Ama yasak olarak belirtmek yerine aile aktiviteleri, spor ve hobi gibi şeylerle çocuğun zamanını sağlıklı bir doluluğa getirilmelidir. Çocuğunuz siz ne yaparsanız onu yapar. Bu yüzden öncelikle siz zorba mısınız, hedef misiniz yoksa sağlıklı bir kullanıcı mısınız? Kendinizi bulursanız çocuğunuzu da bulursunuz, değişime sağlıklı bir birey olmaya kendiniz başlayın. 

https://www.antalyanews.com.tr/makaleprint/cocugunuz--siber-hedef--mi--yoksa--siber-zorba--mi-.html